BLOGGER TEMPLATES AND TWITTER BACKGROUNDS »

11 Temmuz 2010 Pazar


Sevdiğim masallara ihanetti seni sevmek,
ya da sana ihanetti, masallara inanmak...
Bu gece ya seni öldüreceğim, ya annemi
Bir yalancı var hayatımda !
Uyuyan güzel sandım önce seni
öyle masum uyuyordun ki, kıyamadım uyandırmaya...
Oysa uyanmamalıydın ben öpene kadar
ben öpmeye kıyamadım, ama sen uyandın...

Sonra Rapunzel'e yordum saçlarının güzelliğini
yanına gelmem için uzatıyorsun sandım saçlarını
ve tutundum, hayata tutunur gibi...
Nereden bilirdim bir nefes kala sana,
saçlarını kökünden keseceğini...

Sonra Külkedisi'ydin kalbimdeki kıyafet balosunda
"La vie en Rose" çalsın istedim, pistin tam ortasında
Ölüme beş kala son dans olacaktı bu, oldu da !
Saat 00:00'ı vurdu
ve akrep, yelkovanla bir olup, on iki yerimden vurdu beni...
Geriye senin camdan ayakkabın değil,
benim paramparça yerlere saçılan camdan kalbim kaldı...
Şimdi seviniyorsundur seni bulamayacağım diye
Bilmiyorsun ki; bütün düşlerimde ayak izlerin var !
Kanlı ayak izlerin varken, senin camdan ayakkabını im arar ?

Şimdi önümde iki idam fermanı var,
biri annemin, diğeri senin...
Ve ben hükmümü verdim, annemi mutlu masallarda yaşatacağım...
Mührümü senin fermanına vuruyorum sevgilim...
Şimdi seç bakalım masal katili kadın;
Bir uyuyan güzel olup, uyku haplarıyla mı,
Rapunzel olup kestiğin saçlarında asılmayı mı,
yoksa Külkedisi olup camdan bir giyotinle başının vurulması mı ?
Ama HAYIR !
Bütün masal katillerine ibret olmalı senin ölümün,
seni bir cümlede öldüreceğim...

Bir varmış, hiç yokmuş
Zamanın "hiç'inde" bir kadın düşlere hapsolmuş !!!

K.N

0 yorum: